NEDEN KOYUNDA KAPALI (ENTANSİF ) SİSTEM ?

Koyunda tüm Dünya’da yaşanan mera sıkıntıları ve üretimin ekonomik , sağlık , üreme yönünden takip edilebilirliği entansif sistem koyunculuğa olan ilgiyi arttırmıştır. 21. Yüzyılda gıda üretiminin gittikçe daha fazla önem kazanması, hayvansal gıda üretimini de stratejik bir noktaya taşımıştır.
Türkiye yaklaşık 40 milyon baş koyun varlığıyla Dünya’da 8. Sırada yer almaktadır. Türkiye’de ortalama kişi başı et tüketimi 37 kg/yıl olup kırmızı et üretiminin %13’ü ve süt üretiminin %10’u koyundan karşılanmaktadır. Son 3 yılda yıllık olarak Arap ülkelerine yaklaşık 1 milyon  kasaplık kuzu tedariği ile Türkiye bu pazarda önemli bir konuma gelmiştir. Son 5 yılda Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı entansif (kapalı sistem koyunculuk) koyunculuğa  ciddi bir yatırım desteği vermekte , yaklaşık %70 ‘ e varan hibelerle profesyonel koyun işletmelerinin kurulumunu hızlandırmaktadır. Bunun amacı büyükbaş hayvan yetiştiriciliği (süt ineği) aşırı su tüketimi yüzünden kuraklığa neden olurken aynı zamanda  yine ineğin aşırı yem ve ham madde tüketimi nedeniyle tüm Dünya’da büyükbaştan (sığır, inek ) küçükbaş yetiştiriciliğine (koyun) geçişini hızlandırmıştır. Ayrıca koyundaki gebelik süresi 5 ay olup bir batında ortalama 2 yavru elde edilirken  ineğin gebelik süresi 9 ay olup bir batında ortalama 1 yavru elde edilir. İneklerin neden olduğu sera gazı emisyonu hayvancılık sektöründen kaynaklanan toplam emisyonun yaklaşık %65’ini oluştururken koyunda bu oran %3’lere kadar düşmektedir.  
Koyun yetiştiriciliği yapısı itibariyle kırsal kesimin önemli gıda ve gelir kaynağı olmaktadır.  Bu sebeple Türkiye’de ve tüm Dünya’da  nüfus dağılımının kırsal ağırlıklı olduğu ülkelerde (Azerbaycan , Türkmenistan, Moğolistan, Özbekistan  gibi ) koyun yetiştiriciliği ve koyundan  elde edilen gelir  giderek daha çok önem kazanmaktadır. Ayrıca Dünya’nın en fazla gıda tüketen ve en fazla nüfusa sahip  ülkesi Çin aşırı miktarda yurtdışından kırmızı et ithal etmektedir. Bu nedenle Çin kendisine yakın ülkelerden bu anlamda yoğun bir şekilde koyun eti ithal etmektedir.
Azerbaycan özellikle yeni yerleşim yaptığı Karabağ bölgesinde yerleşecek olan ailelere hayvansal üretim için ( koyun eti ve koyun sütü ) destek vererek bölgedeki halkın adaptasyonunu ve gelir düzeylerini hızlı bir şekilde iyileştirmektedir.
NEDEN KOYUN KAPALI SİSTEMDE (ENTANSİF SİSTEM)  YETİŞTİRİLMELİDİR?

  • İklim değişiklikleri sebebiyle tüm Dünya’da mera ve meraya bağlı hayvancılık yeterli yağış olmaması nedeniyle sürdürülebilir olmaktan çıkmaktadır. Bu nedenle üretim aşamasının denetlenebildiği, ekonomisinin kontrol edilebildiği, karlılık oranı yüksek olan kapalı sistem koyunculuk tüm Dünya’da yaygınlaşmaktadır.
  • Normal olarak koyunlar yılda bir defa doğum yapar ve bir koyundan mera sisteminde bir kuzu elde edilir. Kapalı sistem koyunculukta ise 8 ayda bir doğum gerçekleşir ve bir koyundan 2 kuzu elde edilir. Yaklaşık 12 ayda yani bir senede bir koyundan ortalama 3 kuzu elde edilebilir. Bu oranla mera koyunculuğuna göre yaklaşık olarak %200 oranında daha fazla kuzu üretimi yapılır.
  • Üreticilerin kasaplık kuzu yetiştiriciliğinden yeterli verimi alabilmeleri, kuzuların sütten kesim esnasında entansif besiye alınarak ait oldukları ırkın optimum kesim ağırlığına ulaştıklarında kesime sevk edilmeleriyle mümkündür.  Türkiye’de kapalı sistem koyunculuk yapan işletmelerde 90-100 gün içinde kuzular 45-55 kg canlı ağırlığa, 30-35 kg karkas ağırlığına  ulaşmaktadır.
  • Koyundan süt elde etmede kapalı sistemde daha karlı bir durum söz konusudur. Meradaki koyunlardan yılda 3 ay süt sağımı gerçekleştirilmektedir,  merada günlük 0.5 Litre süt almak çok zor iken kapalı sistem koyun işletmelerinde yaklaşık 7 ay boyunca günlük 2.5-3 Litre süt elde edilebilmektedir. Mera koyunculuğunda bir koyundan 50- 100 litre süt elde edilirken, kapalı sistem sağmal koyun işletmelerinde koyun başına laktasyonda 900 litreye kadar çıkmaktadır.
  • Mera koyunculuğunda koyun ve kuzu ölüm oranları yıllık  %50’lere kadar çıkabilir. Bunun sebebi bakım-besleme ve hastalık kaynaklıdır. Kapalı sistemde bakım- besleme ve sağlık sürekli kontrol edildiği için yıllık ölüm oranı maksimum %5’tir.  Dolayısıyla merada ölüm oranları kapalı sisteme göre yaklaşık olarak  10  kat daha fazladır.

Bu sebeple entansif sistem yetiştiriciliği daha karlıdır.

KOYUNCULUKTA MALİYET HESAPLAMALARI VE GELİRLER

  • Kuzu besisi ekonomik bir faaliyet olup en yüksek üretime en az masrafla ulaşmak temel amaçtır. Başta yem maliyeti olmak üzere masrafların azaltılması ve en uygun kesim ağırlığına en kısa sürede ulaşılması amaçlanır. Türkiye’de kapalı sistem koyunculuk işletmelerinde günlük yem maliyetleri kuzu başına yaklaşık olarak  0.5 Dolar,  100 günde ise  yaklaşık 50 Dolar yapmaktadır.
  • Türkiye’de şu anda kasaplık kuzu eti fiyatı 6.5 Dolar, ortalama karkas et ağırlığı 30 kg olan kuzuda 6.5 dolar×30 =  195 Dolarlık bir gelir elde edilir. Masraflardan sonra yaklaşık olarak hayvan başına 125 Dolar civarında kar bırakmaktadır. İşletmedeki hayvan sayısı ne kadar çok olursa elde edilen gelir o kadar fazla olur.
  • Diğer masraflar : 20 Dolar (ilaç , barınma , işçilik ..)

Kuzu başına 125 Dolar net kar kalmakta olup bir hayvan yılda 3 kuzu verdiğinden  3 kuzudan toplamda  375 Dolar kar  kalmaktadır.

ÜLKELERE GÖRE ET TÜKETİM  MİKTARI
Ülke: Azerbaycan
1 yılda kişi başına düşen et tüketim miktarı: 30.1 kilogram
Ülke: Gürcistan
1 yılda kişi başına düşen et tüketim  miktarı: 23.7 kilogram
Ülke: Rusya Federasyonu
1 yılda kişi başına düşen et tüketim miktarı: 41.9 kilogram 
Ülke: Fransa
1 yılda kişi başına düşen et tüketim  miktarı: 86.7 kilogram
Ülke: Almanya
1 yılda kişi başına düşen et tüketim miktarı: 88.1 kilogram
Ülke: Yeni Zelanda
1 yılda kişi başına düşen et tüketim  miktarı: 106.4 kilogram

Ülke: Amerika Birleşik Devletleri
1 yılda kişi başına düşen et tüketim  miktarı: 120.2 kilogram
Ülke: Özbekistan
1 yılda kişi başına düşen et tüketim miktarı: 28.4 kilogram
Ülke: Bulgaristan
1 yılda kişi başına düşen et tüketim miktarı: 53 kilogram
Türkiye’de ise bir yılda kişi başına düşen et tüketim miktarının 37  kg olduğu belirlendi.

 

İLE DE FRANCE KOYUNU

Anavatanı Fransa’dır. Adını Paris’in İle De France bölgesinden almıştır. 19.yy’ın başlarında merinos(rambillet) ile Dishley Leicester ırklarının melezlenmesi sonucu oluşmuştur. Fransa’nın en yaygın koyun ırkıdır. Son yıllarda İsviçre, Polonya, Macaristan, İtalya, Yugoslavya, Kuzey Afrika, Güney Amerika ve Türkiye dahil olmak üzere 20’nin üzerinde ülkeye ihraç edilmiştir.
Et verimi yüksek olan koyun ırkında 100 günlük kuzuların kesiminde ortalama 30 kg’lık karkas et verimi sağlanabilmektedir. Ülkemizde de son yıllarda aranılan koyun ırkları arasında yer alan İle De France %55-60 civarında et verimi sağlaması itibari ile karlı olarak görülmektedir.
Koyun ırkının tüm vücudu beyaz yapağı ile kaplanmıştır. İri bir yapıya sahip koyunlar sürü ve ağıl koyunculuğu için ideal bir seçim olacaktır. Kulakları büyük ve dik olmakla birlikte ileri doğru yönelmiş olan koyun ırklarının boyun yapısı kalın ve kısa özelliktedir.
Yüksek kalitede yapağı verimi de bulunan İle De France koyunundan 4 ile 6 kg arasında yapığı elde edilmektedir. Koyunların canlı ağırlığı 80-90kg arasında iken koçlarda canlı ağırlık 110-130kg arasında değişkenlik gösterebilmektedir. Kuzular 10-12 aylık olduğunda damızlık olarak da kullanılabilmektedir. Koyun besiciliği ile ilgilenenlerin dikkatini çekecek olan İle De France koyun ırkı karlı bir iş olarak görülebilir. Çeşitli iklim koşullarına dayanımı, yüksek et verimi gibi özellikler koyun ırkını yetiştirme konusunda cazip olarak düşünülmesini sağlamıştır. Türkiye’de koyun besiciliği yapan pek çok işletmenin tercihleri arasında İle De France koyun ırkı da bulunmaktadır. 
İle de france çok üst seviye bir etçidir hızlı büyür, et kalitesi çok iyidir ve karkas randımanı %55 in üstüne çıkabilir. Rekor karkas randımanı %66.4 olarak kayıt edilmiştir. Et lezzeti muazzamdır. Genelde et ırklarının et rengi esmerken ile de france da et rengi açık renklidir. Pembe renkli ete sahip olan ile de france oldukça lezzetli ve sulu bir ettir. Günümüz kasaplarının ve restoran şeflerinin tercih etiği düzeydedir  karkası yapı olarak yağsızdır. Kas yapısı gelişmiş olan ile de france’nin etin değerli olan bölgelerinin karkasta ki yüzdesi fazladır. Bu özelikler ile de france nin çok iyi bir etçi koyun ırkı olarak tercih edilmesini sağlamıştır.


İle De France Koyunu – Efendiler Damızlık Koyun Çiftliği
GÖRÜNÜM ÖZELLİKLERİ


  • Renk beyazdır.
  • Enli ve iri yapılıdır.
  • Kısa ve ince yünlüdür.
  • Ağıl koyunculuğuna uygundur
  • Orta büyüklükte yüzü bulunur.
  • Burun ve dudaklar kalındır.
  • Kulaklar büyük ve asla düşük değildir.
  • Boyun kısadır.
  • Deride kıvrım bulunmaz.
  •  Erken gelişme gösterir.
  • Orta boylu bir ırktır.
  • Erkek ve dişiler boynuzsuzdur.
  • Annelik içgüdüsü çok iyi olduğundan kolaylıkla ikiz ve üçüz yavrusuna bakabilir.

VERİM ÖZELLİKLERİ


  • Canlı ağırlık: Erkek: 100 - 150 kg ; Dişi: 65-90 kg .
  • 42 Günlük canlı ağırlık: 19-24 kg
  • 100 günlük canlı ağırlık: 35-45  kg
  • Kasaplık kuzular 100 günde % 55 - 60 randımanla 25-30 kg  karkas verirler.
  • Eti aşırı yağ içermez.
  • Üstün kas gelişimi görülür.
  • Yün verimi: Dişi: 3-4 kg ; Erkek: 4-6 kg
  • Yapağı randımanı: % 45-50
  • Yapağı kalitesi: 58-60 S (B-B/C)
  • Yapağı inceliği: 25-30 micron
  • Lüle Uzunluğu: 7 - 8 cm 
  • 10-12 aylık iken damızlıkta kullanılırlar.
  • 7-8 ayda bir doğal kızgınlık gösterirler ve koç katımı yapılarak erken gebe kalabilirler. Bu nedenle entansif sistem için çok uygundur.
  • Kuzu doğum ağırlığı: 3-5 kg
  • Bir batında kuzu sayısı: 1.50-1,75  (Sonbahar); 1,75-2,14 (İlkbahar)
  • Erken cinsel olgunluk; 55 kg canlı ağırlığa ulaşmış hayvanlar cinsel aktivite göstermektedir.
  • Uzun ömürlüdür. 9-10 yaşında doğum yapabilen koyunlar mevcuttur.
  • Yoğun beslemelerde mükemmel performans gösterirler.
  • Kızgınlık döngüsü: 13-19/gün Ortalama: 17 gün
  • Gebelik süresi: 150-155 ortalama: 152 gün
  • Süt verimi: 180-495 Lt/Laktasyon
  • Laktasyon süresi: 150-240 gün ortalama: 180 gün

İLE DE FRANCE KOYUNUN ÜREME ÖZELİKLERİ


İle de france ırkı erken yaşta cinsel olgunluğa ulaşabilir. Dişi kuzuların erken yaşta üretime katılması sürü verimi için avantajlıdır. Yalnız kuzuların gelişimleri takip edilmeli gebelik için gerekli gelişimi göstermiş kuzular çiftleştirilmelidir.
İle de france ırkında mevsim dışı  kızgınlık gösterme özelliği vardır. Bu sayede yıl içinde istediğiniz dönem kuzu alabilirsiniz. Bu üretici için çok önemlidir.
7-8 ayda bir doğum yapabilmesi verimlilik açısından önemlidir. 2 yılda 3 kere doğum sağlanır.  İle de france ırkı çoklu doğum özeliğine sahip bir et ırkıdır ikizlik oranı % 70 dir. İle de france koçlar 10 aylık olduklarında üretimde kullanılabilirler.
İLE DE FRANCE  KOYUNUN ANNELİK YETENEĞİ


İle de france etçi ırk koyunlar arasında süt üretiminde liderdir.Bu nedenle ikiz ve üçüz  kuzulara çok  rahat yeten bir sütü vardır. İle de francenin sütünün bol olması kuzuların hızlı gelişmesine direkt etki etmektedir. Annelik duygusu gelişmiş bir koyun olan ile de france kuzusuna düşkün bir koyun ırkıdır.

İLE DE FRANCE KOYUNLARINDA UYUMLULUK


İle de france koyunu dünyada 30 dan fazla ülkede bulunmaktadır. Brezilyadan , Avustralya’ya , Canada’dan  Fas’a kadar bir çok farklı bölgeye ve farklı iklim (sıcak ve soğuk hava ) koşullarına uyum sağlamıştır. Çok güçlü ve dirençli bir koyundur. Ovalardan dağlara,ıslak alanlardan,kurak iklimlere  her yerde yaşamaktadır. Kuzuları yünlü doğar bu sayede soğuk iklimlere iyi uyum sağlar. Yün , hem soğuk hem de sıcak iklimlerde yalıtım yapar. İle de france yem seçmeyen bir koyundur.